|
Aşağı mahalle Gölağan'daki Kadılar'ın tarihi kemerli ev MEHMET GALiB BEY MEHMET GALİB BEY Mehmed Galib Bey, Niğde’li Kadı Şerif Efendizade Mehmed Said Efendi’nin oğludur. 1270 (1853-54)’te Niğde Sancağı dahilinde Dilmason (veya Adırmuson/Koyunlu) köyünde doğdu. Amcası Kadı Mes’ud Efendinin kızı Nuriye ile evlendi ve bu evlilikten Ahmet, Abdullah, Kenan, Ali ve Zeki adlarında 5 çocukları olmuştur. Müşfik ve Yıldız Kenter’lerin babası Ahmet Naci Özer Bey, Mehmed Galip Bey’in oğludur. ( Ahmet Naci Özer Bey, Lozan görüşmelerinde İsmet İnönü’nün Özel Kalem Müdürlüğünü de yapmış bir hariciyecidir.Eğitimini Glasgow Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği dalında yapmıştır. Ahmet Bey, İngilizce ve Fransızca bilirdi. Eşi ( Olga Cynthia ) Nadide Hanım İngiliz olduğu için Dışişleri görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır.) 1286(1869-70)’da Muş Tahrirat Müdüriyeti Muavinliğine tayin olundu. Bir sene sonra istanbul’a gelip Maliye Mektubi Odasına devam etti. 1290 (1873-74)’da Süleymaniye Tahrirat Müdüriyeti’ne, sekiz ay sonra da Bağdat Temyiz Meclisi Başkitabetine nasbedildi. f/d Muhtelif tarihlerde Tuna Mektubi Kalemi Ser-halifeliğinde, Teke Bidayet Ceza Riyasetinde, Konya, Selanik, Adana Bağdat, Trabzon, Sivas, Ankara Bidayet ve İstinaf riyaset ve müdde-i umumiliklerinde, Kosova, Manastır, Cezair-i Bahr-i Sefid ve Aydın, Selanik Adliye Müfettişliklerinde bulundu. f/d Rütbe-i ula sınıf-ı evvelini ihraz (birinci sınıfa ayrıldı) eyledi. 1908’de 2. Meşrutiyetin ilanını müteakiben İttihad ve Terakki Hükümetince Meclis-i Ayan Azalığına tayin ve tevkir olundu. f/d Mehmed Galib Bey’in Teke Bidayet Ceza Riyasetinde görevli bulunduğu sırada tanıştığı genç Kadı adaylarından Tevfik (Dinçer)’in(*) daha sonraki yıllarda baldızı Sıddıka ile evlilikleri münasebetiyle bacanak olurlar. Bu ailevi ilişkiler iki bacanağın Fertek’e yerleşmelerine neden olur. f/d Prof.Dr.Hüseyin Avni Göktürk’ün daha Orta Okul sıralarında Fransızca öğrenmesini sağlayan da Mehmed Galib Bey’in oğlu Ahmet Naci Özer olmuştur. Bu ilişkiler Prof.Dr.Hüseyin Avni Göktürk’ün Liseyi Konya’da okumasını ve Üniversite yıllarında İsraeli Alliance okullarında öğretmenlik yapmasını da sağlamıştır. f/d Kendisi ilk olarak Selanik’te faaliyet gösteren Makedonya Risorta Locasına 08.10.1908’de kabul edilmiştir. Macedonia Risorta Locasının Matrikül (Üye) listesinde 1854 tarihinde Niğde’de doğduğu ve Selanik’te Adliye Müfettişi olduğu belirtilmektedir. Aynı Locanın diğer üyeleri Talat Raşa, Rıza Tevfik, Mehmet Cavit Bey gibi İttihat Terakkinin önderleridir. Türkiye’de ilk masonluk örgütünü kurmak için (Süprem Konsey) dokuz 33. dereceli masonun biraraya gelmesi gerekmektedir. Bu nedenle Makedonya Risorta Locasının 10 Türk üyesi 33.dereceye yükseltilir. Bu yükseltilen üyelerden biri de Talat Paşa, Mehmet Cavit, Rıza Tevfik, Mithat Şükrü Bleda ile birlikte Mehmet Galib Beydir. Bu masonların 33.dereceye kabulleri 03.Mart 1909 tarihinde olmuştur. Türk Süprem Konseyi’nin de fiilen kuruluşu, gereken nisap sağlanmış olduğundan, Türkiye’de masonluğun kuruluş tarihi olarak kabul edilmiştir. Mehmed Galib Bey’in İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi ve Masonluğun ülkemizde ilk kurucularından olması onu Ayan Meclisi üyeliğine de taşımıştır. f/d 24 Rebiulevvel 1333 (10 Şubat 1915)’te vefat etti.”Altı da birdir üstüde birdir yerin” hikmetine adem-i dikkatle öteden beri kübera-yı emvata tahsis kılınmış Sultan Mahmud Türbesi haziresine defnedildi. Eşi Nuriye Hanım ise 1929 yılında vefat etmiş olup, mezarı Fertek Ömerağa Camiisindedir. f/d Ebubekir Hazım Tepeyran (**) Hatıralar adlı eserinde Konya’da ve vilayete bağlı yerlerdeki şairlerden bahsederken, ”Bunlar arasında, daha doğrusu onların başında: “Gel, ne korkarsın ecel, simayı zerdimden benim, “Kurtar Allah aşkına dünyayı, derdimden benim.” matla’lı gazeli plaklara alınan İstinaf Müdde-i umumisi (savcısı ) ve Ayan Meclisi Azası merhum Mehmed Galib Bey bulunuyordu.Bu tarihten 25 sene kadar bir müddet sonra Galib Bey, taksimdeki Fransız Hastanesinde vefat etti.İntizar hali üç gün sürdü. Zavallı şair bir türlü ıztıraptan kurtulamadı. Ben her gün bir kaç saat onun başı ucunda bulunarak; Azraili çağıran; bu iki mısraını teesürle hatırladım durdum.” (Hatıralar-Sf. 30-31) Ebubekir Hazim Tepeyran (**) yine Hatıralar adlı eserinde aralarında geçen bir hatırayı anlatırken: “ 1898’de Selanik ve Manastır Vilayetlerinin Adliye Müfettişi Mehmet Galip Bey Selanik’e giderken Dedeağaç’a uğradı. Galip Bey’le hayli eski bir dostluğumuzla beraber yakın akrabalığımız da vardır.” dedikten sonra Mehmet Galip, Ebubekir Hazim Tepeyran’la ilgili Abdülhamit’e yapılan jurnal hadisesini ile anlatmaktadır. (Hatıralar- Ebubekir Hazim Tepeyran-sf. 307-310) Mehmed Galib Bey, Mısır’da ve Paris’te yayınlanan Meşveret ve Şura-yı Ümmet ile Manastır’da yayınlanan Neyyir-i Hakikat gazetelerinde Fikri mahlasıyla şiirleri yayınlanmıştır. Süleyman Nazif’in İbnülemin Mahmut Kemal İnal’a gönderdiği bir yazıda “ Müntehabat-ı Tercüman-ı Hakikat’te ( Cild 3,sf. 162) Fikri imzasıyla gayet metin ve Muallim Naci’yi bile metanetiyle i’cab etmiş bir gazel ile bir iki mensure vardır. Bu gazel Meclis-i Ayan azalığında iken vefat eden Niğde’li Mehmed Galib Beyindir. Böyle olduğunu Basra’da bulunduğum sırada adıgeçenin dostlarından Ammare Mutasarrıfı Rakım efendi’den işitmiş ve İstanbul’a gelişimde bizzat kendisinden tahkik ve tevsik etmiştim. Mehmed Galib Bey de Eşref’in bela-yı hicvinden kurtulamadı. Eşref, Galib Bey’i Bağdat İstinaf Ceza Riyaseti’nde bulunduğu zaman el hükmü li’l- galib ( Hüküm Galib’indir) meselini tazammun eden bir kıta ile hicv etmişti.” diye bahsetmektedir. f/d Muallim Naci de Müntehabat-ı Tercüman-ı Hakikat’te Mehmet Galib Bey’in yazdığı Gazel’in altına şu satırları yazmıştır. “Cenab-ı Fikri’nin ‘Züğürt Tesellisi’ ve ‘Mahallemizin Kaldırımları’ ünvanları ile neşrettiğimiz iki parça nesrinde görülen letafet, kendisinin hakikaten şairane bir tabiate malik bulunduğuna ve istediği halde asar-ı manzume (manzum eser) dahi vücuda getirebileceğine şehadet etmişti. Fakat doğrusunu söyleyelim: Bu kadar metin bir gazel nazmedebileceğini hiç ummuyorduk. Fikri’nin me’mulumuzun fevkinde olan bu iktidar-ı nazımanesini görünce şairin kuvve-i nazmiyyesini tahminde yanılmış olduğumuzu anlayarak Vurma dem keşf-i hakayıktan bela-yı vehmile Katre tahmin ettiğin dil marifet ummanıdır beytini yadeyledik.Bundan böyle hazret-i Fikri’nin manzum ve mensur bir çok asarını (eserini) neşre vasıta olarak nev-be-nev iktisab-ı şeref etmek ümidindeyiz.” f/d  Mehmet Galib Bey’in iki şiiri aşağıda verilmiştir: NAGAMAT-I CEZBE La-mekan paye-i endişeme olmaz mikyas Edemem tab’ım ile alem-i imkanı kıyas Benim ol arif-i azade-ser-i kayd-ı hevas Akl-ı kül feyz-i cünunumla eder istinas Feyz-i vahdet bulur elbette tesavir-i şuun Sırr-ı ayine-i ikanıma ettikçe temas “Masüvay’ul aşk” edemez fikrim ile istimzac Giremez hatır-ı sevda-zedeme havf ü hiras Çok mudur cezbe-i hüsnünle enel’l aşk desem Aşk-ı hüsnündür olan ahsen-i takvime esas MEHMED GALİB (FİKRİ) GAZEL Gel ne korkarsın ecel sima-yı zerdimden benim Kurtar Allah aşkına dünyayı derdimden benim Bir Hudai aşıkım tahlil olunsa tıynetim Dehre bin Mecnun gelirher cüz-i ferdimden benim Ra’d ü berki bak ne müdhiştir heva-yı aşkımın Ru-nüma bin yıldırım bin ah-ıserdimden benim Dil teselli-yab olur reng-i sirişk-i alden Bir nişandır çünki rengini-i verdimden benim Sen tabibim ol yetiş kurtar bu gamdan canımı Gel ne korkarsın ecel simay-yı zerdimden benim MEHMED GALİB ( FİKRİ ) Kaynak:Müntehabat-ı Tercüman-ı Hakikat, Cild 3, s.632. f/d (*) Kadı Tevfik (Dinçer), hem Osmanlı döneminde kadılık görevinde bulunmuş, hemde Cumhuriyet döneminde savcılık ve hakimlik yapmış olup, 1929 yılında emekli olmuştur. f/d (**) Gazeteci-Yazar Oktay Akbal’ın dedesi ve Osmanlı Dönemi Vali ve Nazırı, Cumhuriyet Dönemi Mebusu ve Valisidir. Kaynaklar: İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri İsmail Özmel, Niğdeli Şair ve Yazarlar Meydan Larousse Ansiklopedisi Angelo Iacovella, Gönye ve Hilal İttihad-Terakki ve Masonluk Fikret Çeltikçi, Hür Masonluk Tarihinden Notlar Ebubekir Hazim Tepeyran, Hatıralar, İstanbul, 1998. (Pera Turizm ve Ticaret Yayınevi) Ebubekir Hazim Tepeyran, Hatıralar, İstanbul, 1944.( Türkiye Yayınevi ) MEHMET GALİB.pdf Fehmi DİNÇER 2005 ANKARA fehmidincer.googlepages.comBu bilgiyi taşıyan Niğde'li şairlerimize Koyunlu halkı adına teşekkür ederiz.
|