Niğde Koyunlu Kasabası Web Sitesi

Joomla - the dynamic portal engine and content management system

Ana Menü
Anasayfa
Koyunlu Hakkında
Koyunlu Haber
Resim Galerisi
Videolar
Müzik İndir
Yazı&Makale
Koyunlu Şiirleri
Geleneklerimiz
Yemeklerimiz
Türkülerimiz
Deyimler&Atasözleri
Tanınmış Simalar
Basında Koyunlu
Dini Yazılar
İlahiler
Forum
Linkler
İletişim
Site Duyuruları
Arama
Denetim Masası
sag tik yasak
Niğde Koyunlu Kasabası Web Sitesi Niğde Koyunlu Kasabası Web Sitesi - Basında Koyunlu
Anasayfa arrow Basında Koyunlu
Basında Koyunlu
tr.wikipedia.org/wiki/Koyunlu,_Niğde PDF Print E-mail
Written by Fatih   
Wednesday, 03 March 2010

 

http://photos-d.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs160.snc3/18779_101481043218137_100000687256198_42465_8168389_n.jpg

 

 MUSUL ŞEHRİ

600 – 700 yıl evvel Musul’dan göç ederek Boztepe Etekleri’ne kıblesi açık olan ovaya hakim bir yere Adil Bey namında bir Türkmen Beyi kurmuştur. İlk ismini de ondan alarak 6Adil Musul yani (Adırmusun) olmuştur.

Vatanına, dinine bağlı olan gözüpek cesur Adırmusunlu’lar Vatan Müdafasında 93 Harbi-Galiçya Cephesi, Balkan Harbi, Yemen, Kafkas Cephesi , Çanakkale ve İstiklal Savaşlarında her evden bir veya birkaç şehit vermiş, savaş sonrasında köyde erkek nüfus oldukça azalmıştır.

Cumhuriyetten sonra köy isimleri değiştirilirken koyunculukla uğraşan takribi 40 – 50 bin civarında koyunu olduğu için adı Koyunlu Köyü olarak değiştirilmiştir. Öyle ki koyun sürüsü çokluğundan Çahşah, Gögceli, Başpınar, Kevenli, Seki İlasan üstü yaylalarına sığmamış Niğde’ nin Alt tarafındaki Göbekli dağlarına ve Bor altı ovasına kadar taşmış. Cumhuriyetin ilk yıllarında (1926) yeni belde olan elektriği ve suyu ilk gelen kasabalardandır. İlk Belediye Reisi Ahmet YILMAZ efendidir.

Pratik zekaya ve iyi niyete sahip olan Koyunlu Halkı arazi darlığı nedeniyle ticarete atılıp çok kısa bir zamanda her vilayete Halı ve Mobilya Ticareti dalında Türkiye Piyasasına hakim olmuş bununla da yetinmeyip daha sonra da sanayi dalında el atarak Türkiye de emsali yok denecek kadar az olan çok ortaklı gerçek olarak halka açık olan BİRKO A.Ş. yi vücuda getirmiş, bu tesisi kurmakla bağlı olduğu vilayetin ( Niğde’nin) makus talihini değiştirmiş ve Niğde’den göçü durdurmuştur. Öncü kuruluş olarak diğer Sanayi kuruluşlarına lokomotif görevi yaparak Niğde’nin Sanayileşmesini Üniversitenin açılmasına vesile olmuştur. Bununla da iktifa etmeyip çeşitli ortaklı ve şahsi fabrikalar kurmuştur. Bu arada Yüksek Öğrenime de yönelen Koyunlulu bu güne kadar çeşitli dallarda birçok Üniversite mezunu ve okuyan genç yetiştirmiş olup bütün bunları yaparken de benliğinden hiçbir şey yitirmeyip bilhassa örf adet ve ananelerine sıkı sıkıya bağlı kalarak “ geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez” tezinden hareketle köyündeki Ata yadigarını ve yurtlarını kutsal sayıp, imkanları dahilinde devamlı ziyaretini yaparak köyüne baba ocağı, ana kucağı gözü ile bakarak daima sahip çıkmış ve çıkacaktır. 2 İlkokul, 1 Orta Okul, 5 Camisi, 3 Adet parkı ile ender bulunan bir kasabadır.

Koyunlu kasabası 1926 yılında belediye olup 80 yıllık bir belediyedir. Halkının % 80'i esnaflık ile iştigal etmektedir. Türkiye'nin illeri dahil ilçelerinin % 70 inde esnaflık yapmaktadır. Kasaba halkı çok sıcak kanlı ve memleket sevdalıdır. Yaz mevsiminde bütün hemşeriler 2 - 3 ay kasabalarına gelerek sılayı rahim yaparlar.

tr.wikipedia.org/wiki/Koyunlu,_Niğde
 
tr.wikipedia.org/wiki/Koyunlu,_Niğde PDF Print E-mail
Written by Fatih   
Wednesday, 03 March 2010
600 – 700 yıl evvel Musul’dan göç ederek Boztepe Etekleri’ne kıblesi açık olan ovaya hakim bir yere Adil Bey namında bir Türkmen Beyi kurmuştur. İlk ismini de ondan alarak 6Adil Musul yani (Adırmusun) olmuştur.

Vatanına, dinine bağlı olan gözüpek cesur Adırmusunlu’lar Vatan Müdafasında 93 Harbi-Galiçya Cephesi, Balkan Harbi, Yemen, Kafkas Cephesi , Çanakkale ve İstiklal Savaşlarında her evden bir veya birkaç şehit vermiş, savaş sonrasında köyde erkek nüfus oldukça azalmıştır.

Cumhuriyetten sonra köy isimleri değiştirilirken koyunculukla uğraşan takribi 40 – 50 bin civarında koyunu olduğu için adı Koyunlu Köyü olarak değiştirilmiştir. Öyle ki koyun sürüsü çokluğundan Çahşah, Gögceli, Başpınar, Kevenli, Seki İlasan üstü yaylalarına sığmamış Niğde’ nin Alt tarafındaki Göbekli dağlarına ve Bor altı ovasına kadar taşmış. Cumhuriyetin ilk yıllarında (1926) yeni belde olan elektriği ve suyu ilk gelen kasabalardandır. İlk Belediye Reisi Ahmet YILMAZ efendidir.

Pratik zekaya ve iyi niyete sahip olan Koyunlu Halkı arazi darlığı nedeniyle ticarete atılıp çok kısa bir zamanda her vilayete Halı ve Mobilya Ticareti dalında Türkiye Piyasasına hakim olmuş bununla da yetinmeyip daha sonra da sanayi dalında el atarak Türkiye de emsali yok denecek kadar az olan çok ortaklı gerçek olarak halka açık olan BİRKO A.Ş. yi vücuda getirmiş, bu tesisi kurmakla bağlı olduğu vilayetin ( Niğde’nin) makus talihini değiştirmiş ve Niğde’den göçü durdurmuştur. Öncü kuruluş olarak diğer Sanayi kuruluşlarına lokomotif görevi yaparak Niğde’nin Sanayileşmesini Üniversitenin açılmasına vesile olmuştur. Bununla da iktifa etmeyip çeşitli ortaklı ve şahsi fabrikalar kurmuştur. Bu arada Yüksek Öğrenime de yönelen Koyunlulu bu güne kadar çeşitli dallarda birçok Üniversite mezunu ve okuyan genç yetiştirmiş olup bütün bunları yaparken de benliğinden hiçbir şey yitirmeyip bilhassa örf adet ve ananelerine sıkı sıkıya bağlı kalarak “ geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez” tezinden hareketle köyündeki Ata yadigarını ve yurtlarını kutsal sayıp, imkanları dahilinde devamlı ziyaretini yaparak köyüne baba ocağı, ana kucağı gözü ile bakarak daima sahip çıkmış ve çıkacaktır. 2 İlkokul, 1 Orta Okul, 5 Camisi, 3 Adet parkı ile ender bulunan bir kasabadır.

Koyunlu kasabası 1926 yılında belediye olup 80 yıllık bir belediyedir. Halkının % 80'i esnaflık ile iştigal etmektedir. Türkiye'nin illeri dahil ilçelerinin % 70 inde esnaflık yapmaktadır. Kasaba halkı çok sıcak kanlı ve memleket sevdalıdır. Yaz mevsiminde bütün hemşeriler 2 - 3 ay kasabalarına gelerek sılayı rahim yaparlar.

tr.wikipedia.org/wiki/Koyunlu,_Niğde

 

 
www.turkiyegazetesi.com/makale PDF Print E-mail
Written by Fatih   
Wednesday, 24 February 2010
MEMLEKETTEN HABER VAR
Behçet Fakihoğlu- İrfan Özfatura
This email address is being protected from spam bots, you need Javascript enabled to view it
10 Aralık 2009 Perşembe
NİĞDE PATATES VE ELMA DEPOSU
 

Elma denilince Amasya akla gelir ancak Türkiye’de en çok elma ağacı Niğde’de bulunuyor. Türkiye’deki patates üretiminin de yüzde 25’ini gerçekleştiren Niğde, hayvancılık da ise hızla yıldızı parlayan iller arasında...



Niğde’de nereye baksanız Selçuklu ve Romalılardan kalma tarihî eserler göze çarpıyor. Tarihî Niğde kalesi ve saat kulesi ise meydana ayrı bir güzellik katıyor.


Niğde, antik adıyla “Nahita” bilinen 10 bin yıllık yerleşik hayatıyla önemli bir tarihi şehrimiz. İç Anadolu’nun Güneydoğusunda bulunan, Bolkar ve Aladağların ulu zirveleriyle süslenen, her köşesi nadide Selçuklu eserleriyle bezenmiş bu güzel ilimiz, Kapadokya’nın da kapısı konumunda.
Niğde, Kayseri-Adana Karayolu üzerinde bulunmakta; Türkiye’nin en önemli karayolu hatlarından birini oluşturan E5 Karayolu’na yalnızca 50 kilometre mesafede, Mersin Limanı’na da 200 kilometreden az bir uzaklıktadır. Nevşehir ve Kayseri Havaalanlarına oldukça yakındır. Kayseri-Adana Demiryolu ise Niğde’den geçmektedir. Niğde bu hat sayesinde, demiryolu ile Ankara ve İstanbul dahil, birçok ile bağlanmakta.
Adana, Konya, Kayseri ve Ankara gibi büyük merkezlere yakınlığı ve Kapadokya Bölgesi’nde yer alması, Niğde’nin önemini daha da artırmaktadır.
Niğde’de yaşayan halkın büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Bazı ürünler bakımından bu ilimiz ülkemiz çapında önde gelmektedir.
Niğde, elma ağacı sayısı bakımından ilk sırayı alıyor; ülke elma üretiminin yüzde 10’u bu ilde karşılanıyor. Niğde, patates üretiminde de önde gelerek, toplam üretimimizin yüzde 25’ini gerçekleştiriyor.
Özellikle son yıllarda modern tarıma daha çok önem verilirken, bodur meyvecilik gittikçe gelişiyor.
Her çeşit meyvenin yetiştirildiği Niğde’de 3 adet meyve suyu fabrikası bulunuyor.
Lahana ve kiraz üretiminde de önemli bir yer tutan Niğde’de seracılık çalışmaları da yapılıyor.

SANAYİDE ÖNEMLİ GELİŞMELER
Daha önce önem verilmeyen hayvancılık gittikçe gelişiyor. Özellikle hayvansal ürünlerin toplanması ve pazarlanmasına yönelik, son yıllarda ortaya çıkan kooperatifçilik girişimleri, ticari tesisler, hayvancılığın gelişmesine önemli katkılar yapmış. Bu alanda verilen teşvikler ve krediler de gelişmelere yol açmış.
Niğde, sanayide de büyük gelişmeler göstermiş, önemli sanayi kuruluşları kurulmuş. Milli markamız olan “Koyunlu” bu ilimizde bulunmakta. Niğde, ürettiği kaliteli iplik ile anılmaktadır. Niğde’deki tekstil tesisleri, dünyanın önemli markalarına hammadde üretirken, 3 meyve suyu fabrikası da üretimlerinin çoğunu ihraç etmektedir.
Otomotiv parçaları üretimi gibi, alanında Türkiye’nin en önemli firmalarından Ditaş AŞ de bu ilimizde bulunmakta.
Türkiye’nin ham deri üretiminin yüzde 10’u Bor ilçesinde yapılmakta, burada Organize Deri Sanayi Bölgesi kurulmuş.
Niğde’de kalsit, gümüş, jips, mermer ve altın yatakları bulunurken; Türkiye’deki kalsit üretiminin büyük bir kısmı bu ilimizde gerçekleşmekte ve çoğu ihraç edilmektedir.
112 köyün yolu asfalt, hepsinde içme suyu ve Köy Konağı bulunuyor, 104’ü de kanalizasyona kavuşmuş.
Eğitim Sağlık ve diğer yatırımlarıyla Niğde, son yıllarda önemli bir noktaya gelmiş.
Bütün bu tarihi eserleri ve güzelliklerine rağmen, ilin yeterince tanınmadığını söyleyen Niğde Valisi Alim Barut, bu konuya hız vereceklerini söylüyor.
Yapılmasına karar verilip başlanan, daha sonra vazgeçilen Niğde Havaalanı’nın, hiç olmazsa küçük uçakların iniş-kalkış yapabileceği şekilde yapımının yeniden programa alınması istenirken; turizm ve yatırımlar için bunun önemine değiniliyor.
Niğde içme suyunun Ecemiş Çayı’ndan bir an önce getirilmesi, yer altı suyunun tespitinin yapılması, yeni kuyu açılmasına izin verilmesi, barajlarda iyileştirme çalışmaları yapılması, kirliliğin önüne geçilmesi istenirken ve çevre illerin de ihtiyacını karşılayacak tıp fakültesinin açılması isteniyor.





BAŞKAN AKDOĞAN: 5 yılda çevre illerden daha da ileride olacağız
Göreve başladığında, cenaze arabasına bile icranın geldiği belediyeyi, iflasın eşiğinden kurtardığını söyleyen Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan; şimdi borçları döndürecek noktaya geldiklerini belirtiyor. 30 işçi emekli ederek bunların 2 trilyon tutarındaki tazminatlarının ödendiğini, işçilerin 600 milyarlık alacaklarının verildiğini ifade eden Başkan Akdoğan, her geçen gün daha iyi bir noktaya geldiklerini anlatıyor.
Son 25 senede alt yapı için harcama yapılmadığını belirten Başkan Akdoğan, 8 ayda asbestli boruların yüzde 20’sini değiştirdiklerini, diğerlerinin de değiştirilerek bütün içme suyu şebekesinin sağlığa uygun hale getirileceğini; Ecemiş suyunun da Niğde’ye getirilmesiyle, içme suyu probleminin bitirileceğini ifade ediyor.
Civardaki 10 belediyenin katılımıyla kurulan Katı Atık Birliği kanalıyla, Çevre Bakanlığı’nın da desteklediği bir tesis kurulacağını, 2010’un 12. ayında bitirilmesi planlanan bu tesis sayesinde çevre kirliliğinin önleneceği müjdesini veren Başkan Faruk Akdoğan, atık su için de çevreci çalışmalar yapılacağını dile getiriyor.
TOKİ ile iş birliğine gidilerek, kentsel dönüşüm yapılacak, çarpık yapılaşma bitirilecek, sıfır gelirli vatandaşlar için de 304 konut yapılacak.
Park ve bahçeler çoğaltılarak, şehrin çehresi yeşile çevrilecek.
6 ay içinde nazım imar planı bitirilecek.
Niğde’nin bir Selçuklu Şehri olduğu her platformda dile getirilecek. Bu şehirde olup da Türkiye’de ve dünyada henüz tam olarak bilinmeyen eşsiz tarihi eserler insanlığın bilgisine sunulacak. Cumba Sokak gibi tarihi mekanlarda sokak iyileştirmesi çalışmalarıyla, ecdat yadigarları canlandırılacak. Bundan sonra tarihi eserlerin ihmaline göz yumulmayacak.
Şehir nüfusunun yüzde 12’si kadar olan üniversite öğrencileri kollanacak, Niğde misafirperverliği gösterilerek, bunların memnun kalması sağlanacak, daha çok öğrencinin Niğde Üniversitesi’ni tercih etmesi sağlanacak. Makul bir süre içinde, üniversite öğrencilerinin 20 bin olması, Niğde’nin üniversite şehri olması için çalışılacak.
Turizm ve üniversitenin şehrin ekonomisi için taşıdıkları önem doğrultusunda gayret gösterilecek.
5 yıllık dönem sonunda Niğde’de çok önemli değişiklikler olacağını söyleyen Başkan Faruk Akdoğan, civar illerin hepsinden daha ileri bir noktaya geleceklerini müjdeliyor.




Dericilikle uğraşan Ergün Sucu, dericilikte Niğde’nin en büyük avantajının su olduğunu belirtiyor.


Bor, dericilik merkezi
Niğde’nin Bor ilçesinde çok sayıda dericilik tesisi bulunmakta. Sucular Dericilik yetkilisi Ergün Sucu, bu ilçede dericiliğin bu denli ilerlemesini; belediyenin 1950’lerde toplu işyeri açmasına ve burada bulunan, dericilik için çok uygun sodalı, acı kaynak suyuna bağlıyor.
Daha önce çok ilde dericilik yapılırken, şimdi 9 il kalmış.
Bor’da 60’a yakın tesis bulunmakta. Ham deri ağırlıklı olarak ithal ediliyor, işlenip yine ağırlıklı olarak ayakkabı sanayicilerine veriliyor, ihraç ediliyor.
Bor’daki dericilerin çoğu baba mesleğini devam ettiriyor. Meşakkatli olan dericiliği bırakanlar da olmuş.
Bor’da Dericilik Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş. Şimdiye kadar sadece 6 firma taşınmış. Taşınmanın külfetine değinen Ergün Sucu, makinelerin taşınması için yeterli sayıda teknik eleman bulunmadığını da belirtiyor.




TSO BAŞKANI ECEMİŞ: Teşvik uygulaması 1 yıl daha uzatılsın
Niğde ekonomisinin yüzde 65’inin tarım ve hayvancılığa dayandığını söyleyen Ticaret ve Sanayi Odası (NTSO) Başkanı Serdar Ecemiş; bunda da tarımın yüzde 50, hayvancılığın yüzde 10’luk bir orana sahip olduğunu belirtiyor. Verilen teşvikler sebebiyle hayvancılığın yükselişte, tarımın düşüşte olduğunu anlatan Ecemiş, hayvancılıkta çok güzel gelişmeler olduğunu dile getiriyor.
Niğde için patatesin önemini hatırlatan Oda Başkanı Ecemiş, vatandaşın bütün hesaplarının patates fiyatına göre şekillendiğini açıklıyor. Yıllık 800 bin ton patates üretilen Niğde’de, toprağın korunması amacıyla, her yıl patates ekilmesine izin verilmiyor, toprağın bir yıl başka ürünlerle dinlendirilmesi sağlanıyor.
Niğde Merkezinde ve Bor’da birer olmak üzere iki organize sanayi bölgesi bulunuyor. Niğde’deki sanayi bölgesinin altyapısı tamam, yüzde 70’i dolmuş vaziyette, arıtma tesisi yapılmış, borcu olmayan 4 sanayi bölgesinden biri...
Ağırlıklı olarak tekstil ve mobilya tesisleri bulunmakta. Özellikle Koyunlu Tesisleri çok önemseniyor.
Kalsit madeni alanında 7 firmanın bulunduğu söylenirken, önemli yatırımların yapıldığı belirtiliyor.
Buradaki meyvecilik ve meyve suyu fabrikalarına değinen Serdar Ecemiş, ABD, Japonya gibi ülkelere ihracat yapıldığını söyleyerek, kaliteyi hatırlatıyor.
Bodur elma yetiştiren yabancı firmalar dikkati çekerken, bu sayede yerli üreticilerin de ileri metotları öğrendikleri ve uyguladıkları söyleniyor.
NİTELİKLİ ELEMAN SIKINTISI YOK
Niğde’nin limanlara, havaalanlarına, yakınlığına değinen, önemli karayolları ve demiryolu avantajını anlatan Başkan Ecemiş; burada nitelikli eleman bulmanın kolaylığını ve huzuru da belirtiyor, yatırımcılar için çok cazip şartların bulunduğunu ifade ediyor.
Belediye, Valilik ve Ticaret Sanayi Odası ortak kurul oluşturmuş. Niğde’nin güzelliklerinin tanıtılması ve turizmin gelişmesi bu kurul kanalıyla hızlandırılacak. Alt yapı eksikliklerinin giderilmesi için çalışılacak.
Niğde Sanayicisinin çok önemli bir istekleri var; 5084 sayılı teşvik yasasının bir yıl daha uzatılmasını istiyorlar. Ekonomi oturuncaya kadar bu tedbirin şart olduğu belirtiliyor. Aksi halde birçok firma işçi çıkarmak zorunda kalır. Başka illerden de bu tür teklifler var. Umarım ilgililer bu sesi duyar...
Yeni rektörün gelmesiyle birlikte üniversitenin sanayiciyle temas kurmaya başladığı, bunun da çok önemsendiği söyleniyor...

 
Yeni Şafak Gazetesi-Eskişehir Cardin PDF Print E-mail
Written by Fatih   
Monday, 23 February 2009
Eskişehir Cardin'le mobilya üssü olacak

Cardin Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Murat Teker, Eskişehir'in Cardin'le mobilya üssü olacağını söyledi. Başarıyı AR-GE' ye önem vererek yakaladıklarını belirten Teker, yurt içi bayilik yapılanmasının da hızla devam ettiğini belirtti.

Eskişehir Cardin'le mobilya üssü olacak
YENİ ŞAFAK / ESKİŞEHİR
Cardin Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Murat Teker, Eskişehir'in Cardin'le mobilya üssü olacağını söyledi. Teker, eskilere uzanarak Cardin Mobilyanın öyküsünü ise şöyle özetledi; "Asıl hikaye dedemin Niğde'nin Koyunlu köyünden büyük illere halı satmak için memleketinden ayrılmasıyla başlıyor. Halı ticaretinde yerleşik düzene Eskişehir'de geçiyor. Bizde Eskişehir'de 35 senedir ticaret yapıyoruz" Murat Teker, 'Halıcılıkla başlayan ticari hayatımıza daha sonra mobilya bayiliğini ilave ederek, otomotiv ve petrol ürünleri satışı derken işlerimiz genişledi. İlk yaptığımız iş perakende mağaza sayımızı Eskişehir'de 8 adet çıkarmak oldu. Bunun yanı sıra halı toptan pazarlama mobilya dağıtımı işi bize bölgede pazarlama deneyimi kazandırdı. Müşteri portföyümüz arttı. Mobilya bayiliğini bırakıp kendi fabrikamızı kurma kararını aldık. Bu konuda bizi en çok cesaretlendiren bu sektörün içinden perakendecilikten gelmemiz oldu" diye konuştu.

Çalışmalarında AR-GE' nin özel bir yeri olduğunu belirten Teker, "65 bin açık 25 bin metre kare kapalı alanda üretim yapmaktayız. Tek vardiyada ayda 1500 adet maksi takımı, 4 bin 500 baza, 500 adet salon takımı, 5 bin adet yatak, 750 takım panel mobilya, yemek od takımı, yatak odası takımı, genç odası takımı ve TV üniteleri üretim kapasitesine sahibiz. Tesisimiz entegre olup yay üretimini de kendi bünyemizde gerçekleştirmekteyiz. Tüm modellerimizi, tasarımlarımızı ve AR-GE çalışmalarımızı kendi kurduğumuz birimizdeki deneyimli arkadaşlarımız yürütmektedir" şeklinde ifade etti.

 

'YURT DIŞINDAN YOĞUN TALEP VAR'

 

İlk icraatlarından birisinin bütün grupları karton kutuya koyup sevk ettiklerini kaydeden Teker, "Böylece Türkiye'de bir ilke imza attık. Ürünlerimizi karton kutuya koymamızın bize sağladığı en büyük artı satış sonrası servis hizmeti ile az karşılaşmamız oldu. Ürünlerimizi tüketiciye hasarsız olarak teslim ettik. Yurt dışı AR-GE ve pazarlama çalışmalarımız bütün hızıyla sürmektedir. İstanbul' da gerçekleşen İMOB 2008 fuarının dönüşümünü aldık. Ciddi bir şekilde yurtdışı piyasasından talepler aldık. Belçika, Yunanistan, İran, Mısır, Kuzey Irak'la ihracat yapmaya başladık. Bundan sonra üretimimizin %30 luk bölümünü ihraç etmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

Yurt içinde bayilik yapılanmasının hızla devam ettiğini bildiren Teker, "Batıdan yapılanmaya başlamamızın sebebi lojistik hizmetini daha kolay verebilmemizden dolayıdır. Batıdaki hedeflerimizi tamamladıktan sonra, Türkiye'nin diğer bölgelerine de bayilikler vereceğiz. Bu yatırımı yaparken kendimize koyduğumuz öncelikli hedef bu sektörde ilk 5 firma arsına girmek ve dünya firması olmaktır. Bu yolda emin adımlarla yürüyoruz" dedi.

14.10.2008

/yenisafak.com.tr/YurtHaberler
Last Updated ( Monday, 23 February 2009 )
 
HALIDA REKABET TOZ KALDIRIYOR... PDF Print E-mail
Written by Fatih   
Friday, 28 November 2008

HALIDA REKABET TOZ KALDIRIYOR...

Koyunlu markasıyla bilinen yünlü halının üreticisi Birleşik Koyunlular Şirketler Grubu'nun (BİRKO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Mumcu Türkiye'de halıcılık sektörünün problemlerini ve çözüm önerilerini anlattı.
17 Eylül 2005 Cumartesi 13:00
MAHMUT SEZER

İSTANBUL (İHA) - BİRKO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Mumcu, ''3 Ekim'' sürecinin halıcılık sektörünün önünü açacağını söyledi. Mumcu, Türkiye'nin halıcılık sektöründe büyük mesafeler kat ettiğini; ancak dünya pazarlarında, ülke pazar payının büyütülmesinin daha önemli olduğuna işaret etti. Sektörün İran ile yarıştığını dile getiren Erdoğan Mumcu, halıcılığın şu anda iyi yerlerde olduğundan söz edilebileceğini ifade etti.

Koyunlu markasıyla bilinen yünlü halının üreticisi Birleşik Koyunlular Şirketler Grubu'nun (BİRKO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Mumcu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine Türkiye'de halıcılık sektörünün problemlerini ve çözüm önerilerini anlattı. Halı sektörünü ikiye ayırmak gerektiğini ifade eden Mumcu, ''Birincisi el halıcılığı, ikincisi makine halıcılığı. Şu anda İran ile yarış edebilir düzeydeyiz; hatta makine halıcılığında bir adım önde olduğumuzu da söyleyebilirim. Belki bunun kaynağı gereğinden fazla halıcılık konusunda yatırımlar yapılıyor. Biz de bu makine halıcılığının içerisindeyiz. Makine halıcılığı bizim Birko Şirketler Grubu'nun bir koludur. Burada 500'e yakın personelle yıllık 1.5 milyon metrekare halı üretiyoruz. Çok büyük bir kapasite yok gibi görünebilir. Ancak gerek iç gerekse dış piyasada Birko halısı, Koyunlu halısı kalite olarak hemen hemen en önlerde yarışmaktadır'' dedi.

 
"HALIYA TÜRK DAMGASI''

Erdoğan Mumcu, kapasite yetersizliği nedeniyle yeni yatırımlar yaptıklarını ifade ederek, ''Önümüzdeki günlerde önemli bir potansiyel oluşturacak yeni fabrikamızın temelini atmak istiyoruz. Türkiye'de halıcılık iyi gelişti ve gelişiyor; ancak bu plansız ve programsız bir gelişme var. Gerek iç gerekse dış piyasada satışlar çok rekabetli bir ortama dönüştü. Bu rekabet maldaki kaliteyi düşürerek fiyatları aşağı çekti. Kalitesiz mal üretmemek gerekir. Benim görüşüm Türkiye'de tekstil ve halıcılığın çok önemli yeri var. 'Piyasayı ben yönlendireyim, diğer firmaları saf dışı edeyim' gibi düşüncelerden uzak durmak gerekir. Bu bakımdan Koyunlu halı kurulduğu 1980 yılından bu yana piyasaya çıktığı günden beri hep bu sistemi muhafaza etmiştir'' diye konuştu.

Koyunlu Halı, Birko Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Mumcu, şu anda 17 tezgahları bulunduğunu, bu tezgahlardaki günlük üretimin 5 bin metrekare olduğunu ifade ederek, ''Amacımız hem Türk halısının kalitesini vurgulamak hem de piyasada bunun gereğini yapmaktır. Bizim ağırlık verdiğimiz üretim iplik, günlük olarak 70 ton iplik üretme kapasitemiz var. İtalya, İngiltere ve Portekiz başta olmak üzere pek çok ülkede iplik pazarında söz sahibi olduk. İç pazarda da öyle. Son günlerde yapılan yatırımlar makine halıcılığından yana kullanılıyor. Halen Anadolu bölgesinde el halıcılığı yapılmaktadır. Bizim el halıcılığına destek vermemiz gerekir. Gerek kök boyalarla gerekse kimyasal olarak hazırlanan çıkmayan boyalarla hazırlanan iplerle örülmüş halılara öncelik vermemiz gerekir'' dedi.

SEKTÖRE ÇİN ETKİSİ

İstihdamı artırmak gerektiğini vurgulayan Mumcu, Türkiye'de yapağı bulunduğunu; ancak üretime destek verilmediği için dışarıdan yapağı getirttiklerini söyledi. Mumcu, ''Halıcılık sektörü Çin mallarından etkilendi mi?'' sorusuna, ''Çin tekstile çok önemli yatırımlar yapmış. Biz bundan bir süre önce giderek gördük. İşçilik ve enerji orada çok ucuz. Dünya üzerinde pamuk üretiminde ilk sırada geliyorlar. İşçi çok ucuz olduğu için hem makine hem de el halısında çok üretim yapıyorlar. Türkiye tekstil sektöründe iş yapan kuruluşlar. ''Çin'in karşısında nasıl duracağız?'' diye düşünülüyor. Mesela Teşvik Yasası'nda yapılan değişiklikle enerjinin yarısını devletin ödeyecek olması bir önlem olarak alınmıştır. İşçilik orada aylık 50 dolarken bizim ülkemizde malum asgari ücret bir hayli yüksektir'' cevabını verdi.

Çin mallarının kalitesinin genelde düşük olduğunu kaydeden Mumcu, ''Bizim mallarımızın yanında onların ki tercih bile edilemez. Onların mallarını bizim üretimimizin yanına bile yaklaşamaz. Üretimi Avrupa ülkelerine daha hızlı bir şekilde yollayabiliyoruz. Bizim 1 haftada yolladığımız malı onlar en az 1 ile 2 ayda teslim edebiliyor. Onlarda teknik eleman sıkıntısı var. Bizden teknik elemanlar istiyorlar. Markalaşma yok. Hazıra mal üretiyorlar. Halk türü diye tabir edilen mallar üretiliyor. Bizim en büyük avantajımız Avrupalılar, onlardan mal istediğinde karşılarında muhatap olacak kimseleri yok. Malın kalitesini anlatacak elemanları yok. Bunlar belki zaman içerisinde değişecek; ama bu konuda çok iyi atılımlar yapmamız gerekmektedir. Neticede şunu söyleyeyim. Çin bizi tabii ki etkiledi'' dedi.

 

''AB STANDARTLARINDA SIKINTIMIZ YOK''

İsteğinin, dışarıdan üretim malzemesi almamak olduğunun altını çizen Mumcu, ''Ülkemizde bize lazım olan tüm şeyleri üretebiliriz. Gümrüklerin tam olarak kontrol altına alması gerekiyor. Yurt dışından gelen iplikleri kontrol altına almaları gerekir. Örnek olarak iç üretimdeki iplikle Çin ipliğinin arasında 25 ila 50 sent arasında fiyat farkı var. Bir de kaçak yollarla; yani kontrolsüz olarak gelen ipliklerle piyasaya çok miktarda mal girişi yapılıyor. 100 bin ton iplik geliyorsa bunun 10 bin tonu kontrollü, gerisi kontrolsüz girerse fiyatı da 50 sent aşağı verirlerse ülkemizdeki üreticileri zor duruma sokar, bunun için kontrollerin tam olarak artırılması gerekir'' diye konuştu. Erdoğan Mumcu, ''AB üyeliği halıcılık sektörünü nasıl etkiler?'' sorusu üzerine ise şunları söyledi:

''Avrupa Birliği, gerek iplik ve konfeksiyon olsun gerekse halı sektöründe olsun Avrupa iyi bir pazar. Avrupa içinde Türkiye makine satışları için çok iyi bir pazar. Benim görüşüm Avrupa Birliği bizim için çok iyi. Üretimleri Avrupa standartlarında yapıp kaliteyi onlardan daha iyi hale getirdiğimiz takdirde bu pazarda hiçbir zorluk çekmeyeceğiz. Tabii ki bu standartları elde edemezsek sanayileşmiş bir ülke olmayacağız. Bu konuda hükümet çok büyük adımlar atıyor. Özellikle başbakan bu konuların üzerine çok gidiyor. 3 Ekim sürecini iyi yönde geçebilirsek Türk tekstilinin önünün açılacağına inanıyorum. Gümrük Birliği'ne girilmekle eskiden çok acele edildi. Bilinçsizce girildiği için dış ticaret açığımız arttı. Bugün Avrupa standartlarına ulaşabilir, bir de kabul görürsek Türkiye sanayi açısından çok iyi yerlere gelecektir.''

Son olarak, tekstil üzerinde aşırı yatırımlar bulunduğuna işaret eden Mumcu, ''Halı sektöründeki üretici sürekli çoğalıyor. Mobilya sektöründeki yatırımcılar mobilyanın yanı sıra halıya da giriyor. Önemli olan sektöre girmek değil, malın kalitesini düşürmemektir. 'Malın kalitesini düşürmek suretiyle ihracat yaparız, kar marjı düşük de olsa biz bu sektöre girelim' düşünceleri bence yanlış. Kar etmeden sadece hamallık yapmak bana doğru gelmiyor. Dünya sektöründe bir pasta payı vardır, önemli olan bizim bu pastadaki payı büyütmemizdir. Kar marjı olmadan kaydedilen büyüme; hacimsiz büyümedir. Bu konuda kalitemizi artırarak yolumuza devam etmeliyiz'' değerlendirmelerini yaptı.

 www.habervitrini.com/

Last Updated ( Saturday, 03 January 2009 )
 
<< Start < Prev 1 2 Next > End >>

Results 1 - 9 of 12
Üye Giriş
Koyunlu Resimleri
Powered by Mambo and template designed by Lavinia  Template Valid w3c XHTML 1.0